Teknoloji

Panasonic şimdi de el terminalleriyle geliyor

Panasonic şimdi de el terminalleri ile geliyor
Merkezi Japonya’da bulunan dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinden Panasonic’te son zamanlarda ‘tatlı’ bir telaş var; çünkü Nisan ayında karşımıza çıkacak yeni nesil el terminalleri için yoğun bir çalışma içerisindeler. Türkiye pazarında özellikle de dayanıklı dizüstü bilgisayar alanında rakiplerinin önünde bulunan şirketin Avrupa Kurumsal Mobil Çözümler Grubu İtalya, Doğu Avrupa ve Türkiye’den sorumlu Bölge Müdürü Ali Oktay Ortakaya, Hürriyet’e önemli açıklamalarda bulundu.

’in Türkiye’deki yapısını anlatabilir misiniz?

Türkiye’de 2 Panasonic var. Bir tanesi priz, vesaire satışının yapıldığı eski Viko. Yeni adı ile Panasonic Eco Solutions olarak faaliyet gösteriyor. Biz de Panasonic Elektronik Satış A.Ş. olarak faaliyet gösteriyoruz. Viko satın alması yaklaşık 4 yıl önce oldu. Son 1 yıldır Viko % 100 bir Panasonic şirketi olarak hizmet veriyor. O taraf bizlerden çok farklı. Onlar hala priz işi yapıyor, yangın söndürme sistemleri var, matkap gibi ev aletleri var.

Bizim tarafta 4 ana grup var. Birisi benim yönettiğim dayanıklı notebook ve tabletlerden oluşan Kurumsal Mobil Çözümler grubu. Şimdi de Nisan ayında el terminalleri geliyor.

El terminalleri nasıl olacak?

PTT Kargo’nun barkod okuyucu cihazlarına benzer şekilde ürünler olacak. Dayanıklı notebook ve tablet tarafından uzun zamandır iş yapıyoruz ama el terminali işi bizim için çok yeni. Daha önce o kadar küçük cihaz vakaına girmemiştik. Bu ürünler bizi çok heyecanlandırıyor.

Doğrudan bizim kitlemiz kim diyorsunuz?

En başta savunma endüstrii. Kamudaki diğer kullanım alanları; bunu sağlık bakanlığındaki ambulans operasyonlarından tutun polisin her türlü operasyonuna kadar düşünebilirsiniz. Herkesin bir dataya erişimi ve o datayı işlemeye ihtiyacı var. Bu ister küçük bir el terminali ile olabilir, ister arabaya monte notebook ile olabilir. Enerji sektörü bizim için önemli. Bu alanda elektrik, gaz, su şirketleri ile Türkiye’de de iyi işler yaptık.

Son kullanıcı odaklı olarak çalışmıyorsunuz yani?

Biz hiç bir vakit son kullanıcı odaklı olarak çalışmıyoruz. O yüzden ürünlerimiz rafta da değil. Hedef son kullanıcı olmadığı için hiç bir vakit satış modelimizde de son kullanıcıya inebileceğimiz e-ticaret veya raf gibi birşeyimiz hiç olmadı. Bizim sorumlusu olmadığımız ürün grupları içinde dect telefonlar son kullanıcıya yönelik ürünler. Bu tarafı Tesan yürütüyor. Biz hiç yönetmiyoruz. Tesan’ın yurt dışı ile direkt kontratı var.

Pazarda durumunuz nasıl? Faaliyet gösterdiğiniz alanda kimlerle rekabet halindesiniz?

Form faktöre göre rakipler çok değişiyor. Bizim sektörde herkes her ürünü yapmıyor. Buna karşın niş alanda bile kendimize eş gösterebileceğim rakip genellikle olmuyor. Pazarda notebook’ta yüzde 58, tablette % 55 pazar payına sahibiz. Bizden sonraki rakipler yüzde 10-12 seviyelerinde geliyor. Dünya’da da Türkiye’de de satışlar ikna ediyor. Bütün PC ve tablet pazarına baktığımızda bizim alanımız çok küçük bir kısım. Çünkü tüketici tarafında adet penetrasyonu kurumsaldaki gibi değil. Tüketici tarafında belki 1-2 yılda ürün değiştiriliyor. Kurumsal tarafta ürünler minimum 3-4 sene, dayanıklı ürünler olunca da 6-7 yıl kullanılabiliyor. Ürünlerimiz, tüketici ürünlerine göre pahalı ama bizlere göre fazla ucuz.

Genel olarak Türkiye’deki müşterilerinize baktığınızda vizyonları nasıl?

Diğer firmalara baktığınızda onlar IT departmanıyla görüşür, en kötü satın alma departmanı ile pazarlığı yapar işi bitirir. Biz IT, satın alma, iş birimi departmanları ile görüşüyoruz. Bugün uçak operatörüne gidiyorsunuz, evvelden kağıtla yapılan operasyonu bugün aviyonik sistemlerle yapıyorlar. Pegasus ile yaptığımız uzlaşmada ben IT departmanıyla tanışmadım. Biz Pegasus’un kokpitlerine 4 yıl önce cihaz verdik. Uçuş performans bölümü ile birlikte çok güzel iş yaptık. Testi, yazılımı, pazarlığı hepsini bu bölüm yaptı. Burada tabi ki IT cihazları uzaktan yönetti ama biz bir araya gelmedik.

Ne kadar zamanda bir bilgisayar değişikliği oluyor?

Bizim alanımızda kurumlarda şu an ortalama 3 buçuk sene.

Panasonic ürün gamını nasıl genişletiyor? Değişim sürelerinin uzun olduğu bir sektörde çok sık yeni ürün çıkarmasına gerek yok bu duruma bakıldığında.

O yüzden yeni ürün çıkma sıklığımız, normal tüketiciye yönelik dünyadaki gibi değil. Bizim ürünlerimiz standartta garantisi 3 yıl, proje bazlı olarak 4’e, 5’e ayrıca proje bazlı olarak daha yukarıya çıkarabiliyoruz. Müşterilerimiz ürünlerimizi bu kadar uzun süre kullandıkları için, biz 6-7 ay gibi kısa bir sürede bu ürün bitti yeni ürünümüz geldi. Bu satın aldığınız ürünü artık kullanamazsınız diyemeyiz. O yüzden bizim Ar-Ge ve üretim tarafımızda kısa sürede dünya değişmiyor.

Şirketlerle uzun soluklu çalışıyorsunuz. Şirketlerin ellerindeki ürünlerin ömrü bittiğinde biz bu ürünleri sizden toplayalım yenisini verelim söylediğiniz bir sisteminiz var mı?

Çalıştığımız müşterilerimize özel bir programımız var. Hem küreselde hem Türkiye’de çalıştığımız firmalar var. Onlar aracılığı ile müşterilerimizin elindeki ürünleri belli bir bedel karşılığında alıp değişiklik yapabiliyoruz. Değiştirilecek ürünlerin illa ki bizim ürünümüz olması da gerekmiyor. Ürünleri direkt Panasonic olarak biz almıyoruz. Orada işi yönetip aracı kurumlarla müşteriyi buluşturuyoruz. Müşteri ürün kiralamak isterse bu şekilde ürün kiralama hizmetimiz de bulunuyor. Toughbook ve Toughpad ürünlerimiz kiralanabiliyor. Kiralamayı IT veya iş birimiyle yapmıyoruz. Bu vakaı genellikle CFO’lar ile görüşüyoruz. Bu vakaın kümülatif avantajını görmek lazım. Bu vakaı da illa ki CFO olmasa da bu alanda deneyimli kişiler hesaplayabiliyor. Kamuda çoğunlukla satın alarak ilerliyorlar.

Kamuda durum nasıl?

Savunma endüstri iyi gidiyor. Çünkü oranın projeleri çok uzun vadeli olarak düşünülüyor. Onlarla genellikle fiyat bile konuşmuyoruz, ihtiyaçları olan ürünleri alıyorlar. Bizim bir avantajımız da müşteriye özel ürün geliştirebiliyoruz. Bu sektördeki müşterilerimizden biriyle bu şekilde çalışma yapmıştık. Müşterinin ihtiyaçlarına göre özel ürünler geliştirebiliyoruz. Müşterinin isteğini Japonya’ya iletiyoruz. Oradaki Ar-Ge mümkün olduğunu ve bu iş için ihtiyacı olan zamanı söylüyor. Bu vakit sonunda müşterinin istediği ürünü gönderiyoruz. Bunu yaparken de ürünlerimizi dayanıklılık özelliğini kaybetmeden ilerliyoruz. Çünkü bizim ürünlerimiz bu şekilde konumlanıyor. Bu özelliği her türlü konfigürasyonda sağlamamız gerekiyor. Ar-Ge tarafı bu tarz çalışmalardan önce maliyet hesabı çıkarıyor. Bu maliyeti ve geliştirme için gerekli olan süreyi müşteriye bildiriyoruz. Sonrasında çalışmamıza başlıyoruz. Bunu Türkiye’de de diğer ülkelerde de yapıyoruz. Onun için müşteriyi dinlemek bizim için çok kritik. Her ülkede özel müşterilerimizle ilgilenen satış yöneticilerimiz var. Sürekli bu müşterilerle birarada oldukları için onların sahadaki sorunlarını ve ihtiyaçlarını biliyorlar. Her çeyrekte bir Japonya’dan mühendisler geliyor ve ülkelerde satış yöneticilerini dinliyorlar. Bu toplantıların etkilerini yeni çıkan ürünlerde görüyoruz. Bu şekilde Daimler için özel ürettiğimiz CF-D1 ürünümüz var. Bunun dışında yeni plan olarak yalnızca donanım satmak istemiyoruz. Android’in ivmesi ile beraber özel servisleri ve yazılımsal çözümleri de cihazlarımızla birlikte projelendirmeyi planlayacağız.

2019 hedefleriniz nelerdir?

2018 biraz beklentimizin altında geçti. Ben 2012 senesinde bu ekibi kurdum. 2018’e kadar hep üstüne koyarak büyüdük. 2018 senesinde bu durum biraz değişti. Dolar kurunun değişiklik göstermesinin arkasından müşteriler satın alma faaliyetlerini durdurdu. Temmuz itibarıyla en fazla iş yaptığımız savunma endüstri dahi durdu. Bizde tüm ülkelerde her yıl yüzde 10 büyüme hedefi var; lakin Rusya, Türkiye, Doğu Avrupa ülkeleri gibi gelişmekte olan ülkelerde daha da fazla büyüme oranı hedefi var. Türkiye’de geçmiş senelerde % 50 büyüdüğümüz seneler oldu. Önümüzdeki dönemde el terminali ve program satmak hepimiz için yeni bir hikaye. Yazılım bizim hem karlılığımız hem de ciro büyümemiz açısından çok kritik. Donanım cirosunda nerdeyse büyümeyi planlamıyoruz. Satışçılarımızı yalnızca donanım satışçısı olarak değil, daha fazla danışmanlık yapabilecek, program çözümlerini anlatabilecek şekilde ekibe dahil etmeye çalışıyoruz. 2019’da hedefimiz % 65 büyüme oranına ulaşmak. Geçen yıl olmayan işlerin bu yıl olacağını düşünüyoruz.

 

 

 

 

Panasonic ürünlerinin üretimi nasıl gerçekleştiriliyor?

Bugün baktığımızda bir çok fabrikaya veriyorsun ürünü, yalnızca üzerine markayı basıyor. Çünkü kimsenin kendi fabrikası yok. Bizim iki adet fabrikamız var, kendimiz üretiyoruz. Kimseye outsource değil. Japonya’da fabrikamız var, örnek olarak belirli ürünlerin herşeyi Japonya’da üretiliyor. Yine Tayvan’da bir fabrikamız var, ürünlerin bir kısmı da orda üretiliyor. Consumer kısımda tasarım daha fazla satıyor. O yüzden tasarıma kafa yoruluyor, kalanı zaten Intel diye düşünülüyor. Bizdeki fark ise şu, board değiştiriliyor genelde. Antenler için elektromanyetik dalganın sıfırlandığı sistemler kuruluyor. Hepsini internal olarak yapıyoruz. Bu tarz sistemi olan tek üreticiyiz.

Benzer Konular :

Panasonic Şimdi De El Terminalleriyle Geliyor

Panasonic Şimdi De El Terminalleriyle Geliyor

İşe Dizüstü Bilgisayarlar Ile Başlayan Toughbook Şimdi Android Tabletler Ve El Terminallerini De Üstün Dayanıklılık Standartları Ile Sunuyor
İşe Dizüstü Bilgisayarlar Ile Başlayan Toughbook Şimdi Android Tabletler Ve El Terminallerini De Üstün Dayanıklılık Standartları Ile Sunuyor

Yazar Hakkında

Eften Püften

Yorum bırak