Nedir

Şizofreni nedir? Paranoid şizofreni ne demek?

Şizofreni nedir? Paranoid şizofreni ne demek?
Şizofreni, duygu ve düşüncede değişim ve davranışlarda sapmalara neden olan beyin hastalığıdır. Şizofreni, kişinin dış dünyadan uzaklaştırıp içe kapanmasına neden olan ve dikkate alınması gereken bir rahatsızlıktır. Genellikle 15-35 yaş arasında meydana gelen belirtiler, arkadaşlardan ve aileden uzaklaşma, okul başarısının düşmesi, öfkeli davranışlar ve davranış değişiklikleri olarak gözlemlenebilir. Peki, şizofreni ne demektir ve belirtileri nelerdir? Paranoid şizofreni hakkında bazı bilgiler

Şizofreni insanın düşünce, duygu ve davranışlarında önemli değişikliklere neden olan, beyin yapı ve işleyişinde değişikliklerin saptandığı, kronik seyirli biyolojik bir beyin hastalığıdır. Şizofreni kişinin dış dünyadan uzaklaşarak içine kapanmasına, kişiler arası ilişkilerinin ve işlevselliğinin bozulmasına sebep olmaktadır.

Paranoid şizofrenideyse bu hastalığı yaşayanlar dengeli gibi görünseler de duygusal sorunlar, konuşma ile ilgili sorunlar ve katatonik belirtiler nerdeyse hiç göstermezler. Ancak klinik olarak incelendiklerinde çoğunlukla paranoya sahibi, yanılgılara sahip, çoğunlukla halüsinasyonlar gören bireylerdir. Halüsinasyonlar sesli ya da görüntülü olabilir.

Şikayetleri: Şizofreni belirtileri çoğunlukla 15-35 yaşları arasında ortaya çıkar. Hastalık belirtileri seyrek 15 yaş öncesi veya 35-40 yaş sonrası başlayabilir. Erkeklerde şizofreni belirtileri bayanlara göre sık sık daha erken yaşta başlar. Gençlerde görülen erken şizofreni belirtileri normal ergenlik dönemi özellikleriyle karışabilir. Şizofrenin erken belirtileri ilk hastaneye başvurudan 2 sene kadar önce başlar. Arkadaşlardan ve aileden uzaklaşma, okul başarısının düşmesi, uyumada güçlük çekme, öfkelilikte artış, davranış değişiklikleri  gençlerde önemsenmesi gereken belirtilerdir.           

Bulguları: Şizofreni belirti ve bulguları genel olarak pozitif, negatif ve bilişsel olmak üzere üç sınıfa ayrılır.

Pozitif Belirtiler: Pozitif belirtiler, normalde bireylerde var olmayan, hastalık sebebiyle görülen gerçekle bağlantının kaybedildiği psikotik yaşantılardır. Kişilik özellikleri ve hayat tarzı olarak “yeni eklenen” durumu ifade eder. “Pozitif” demek “iyi” manasına gelmez.

Halüsinasyonlar (Varsanılar): Halüsinasyonlar hiç kimsenin göremediği, duyamadığı, koklayamadığı ya da hissedemediği şeyleri görmek, duymak, koklamak ya da hissetmektir. Sesler duymak şizofreni hastalarında en çok görülen halüsinasyonlardır.  Örneğin sesler kişinin davranışları hakkında yorum yapıyor olabilir, veya kişiye emir veriyor olabilir.

Hezeyanlar (Delüzyonlar, Sanrılar):  Hezeyanlar mantıklı düşünceyle değiştirilemeyen, aksi kanıtlansa dahi devam eden yanlış düşünce ve inanışlardır. Örneğin başkalarından kötülük göreceği hezeyanları, kuşkuculuk hezeyanları, radyo veya televizyon yayınlarından  kendisine gönderme yapıldığıyla ilgili  hezeyanlar olabilir.

Düşünce Bozuklukları: Düşünme ve dil işlevleri bozulur. Düşünce bozukluğu kendisini anlaşılması zor olan dağınık ve konu dışı  konuşmalar ile belli eder. İletişim kurmadaki zorluklar ortaya çıkar. Düşünceleri düzenleme güçlüğü, cümlenin ortasında konuşmayı durdurma ya da bazen sözcük salatası olarak bilinen manasız kelimeleri bir araya getirmekle sonuçlanabilir.

Davranış Bozuklukları: Aşırı hareketlilik veya hareketi durdurma, kaçmalar, kendine zarar vermeler, anlaşılmaz hareketler, uygunsuz davranışlar, tekrarlayan hareketler gibi farklı şekillerde sergilenebilir.

Negatif Belirtiler: Negatif belirtiler normal fonksiyon özelliklerinin azalması ya da kaybolması manasına gelir. Pozitif belirtilerle beraber veya pozitif belirtiler olmadan ortaya çıkabilirler. Negatif belirtiler hayat tarzınızdan “kaybedilen” şeyleri ifade eder. “Negatif” demek “kötü” manasına gelmez. Negatif belirtiler:

  • Duygusuz görünme, nasıl hissettiğini söylemede güçlük çekme
  • Yüz ifadesinde donukluk, ses tonunda monotonluk
  • Az konuşma, sosyal geri çekilme
  • Zevk almada azalma
  • Günlük aktivitelere karşı ilginin kaybedilmesi,
  • Aktivite planlama ve gerçekleştirme yetisinin azalması
  • Kişisel bakımın (banyo yapmak, düzenli beslenmek gibi) azalması
  • Motivasyon kaybı

Bilişsel Belirtiler: Bilişsel belirtiler düşünce süreçleriyle ilgili problemleri içerir. Bunlar:

  • Bir bilgiyi, soruyu anlamada sorun yaşayabilirler, sorulan sorulara cevap verme süreleri uzayabilir.
  • Öğrendikleri bir bilgiyi kullanmakta güçlük çekebilirler.
  • Bellek problemleri yaşayabilirler, alış verişe gittiklerinde satın alacakları şeyi unutabilirler.
  • Odaklanmada, düşüncelerini belli bir konu üstünde yoğunlaştırmakta zorluk çekebilirler, dikkatleri dağınık olabilir. Dışarıdan gelen seslerden, kendi düşüncelerinden bile kolayca dikkatleri dağılabilir. Bu belirtiler günlük işleri devam ettirme becerisini etkilemektedir. 

Tanısı İçin Neler Yapılmalıdır: Şizofreni tanısı konması için, bir psikiyatristin bir çok özelliği, belirti ve bulguyu beraber değerlendirmesi gerekir. Hiçbir belirti tek başına tanı koydurucu değildir. Tanı koymak için kullanılan bir laboratuvar testi yoktur. Fakat bu belirtilere neden olabilecek başka bir rahatsızlık olup olmadığını kontrol etmek için, röntgen ve kan testleri isteyecektir. Tanı psikiyatrist tarafından hastanın psikolojik muayenesi, hasta yakınlarıyla görüşme ve hastanın tavır ve davranışlarını gözlemlenmesi sonucu konur.

Tedavisi İçin Neler Yapılmalıdır: Şizofreni için kesin bir tedavi halen bulunamamıştır. Bununla beraber ilaç tedavileri ve psikososyal tedaviler ile belirtiler önemli ölçüde azalmaktadır. Hastalığa ait belirtiler ne kadar erken fark edilir ve hekime başvurulursa hastalıkta düzelme o oranda fazla olur. Şizofreni, belirtiler azaldığında dahi aşağı yukarı yaşam boyu tedavi gerektiren kronik bir hastalıktır.

Antipsikotik ilaçlar şizofreni tedavisinde büyük faydalar sağlayan ilaçlardır. Bu ilaçlar hastalığın belirtilerini azaltmanın yanı sıra hastalık dönemlerinin tekrarlama olasılığını da azaltırlar. Her hasta için en doğru ve faydalı tedaviyi belirleyene kadar çeşitli ilaçlar tek başına ya da bir kaç ilaç birarada kullanılabilir. Şizofrenide ilaç tedavileri genel olarak başlangıçtan 2-3 hafta sonra etkilerini, 4-6 haftadaysa yeterliliğini gösterir. Belirtiler tedaviye cevap verene kadar bakım ve izleme için sık sık hastanede bir müddet geçirilmesi gerekli olmaktadır. Hastanın tedavi konusunda işbirliği yapması ilaç seçimini etkileyebilir. İşbirliği yeterli olmayan hastaya hap yerine iki – dört haftada bir uygulanan uzun etki süreli iğne tedavileri verilebilir.

Her ne kadar ilaçlar şizofreni tedavisinin temel unsurları olsa da, psikoz gerilediği vakit psikososyal tedaviler de önemlidir. Psikososyal tedaviler kişilerin ve ailelerin şizofreniyi anlamasına ve şizofreniyi daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardım edebilir.

Hastalığı yönetme becerileri: Şizofreni hastaları kendi hastalıklarını yönetmede aktif rol oynayabilirler. Hastalar şizofreninin temel özelliklerini ve tedavisini öğrendiklerinde erken uyarı belirtilerini fark edip yeniden hasta olmanın önüne geçebilirler. Tedaviye karşın devam eden bazı belirtilerle nasıl baş edeceklerini öğrenirler.

Rehabilitasyon: Şizofreni kişilerin eğitimlerini tamamlamalarını ve iş sahibi olmalarını zorlaştırabilir.  Rehabilitasyon hastaya iş bulma ve çalışma konusunda yardımcı olmaya yoğunlaşır. 

Sosyal yetenek eğitimi: Bu eğitim iletişim ve sosyal etkileşimin iyileştirilmesine yoğunlaşır.

Aile eğitimi: Aile üyeleri şizofrenisi olan kişilerin yaşamında önemli bir rol oynar.  Ailenin  hastalık ve bununla  nasıl baş edeceklerini konusunda eğitilmesi nüks riskini azaltabilir ve hastanın hayat kalitesini iyileştirebilir.

Bireysel terapi: Stresle başa çıkmayı ve hastalığın yinelediğine dair erken uyarı işaretlerini fark etmeyi öğrenmeye yardımcı olur.

Destek grupları: Grup  tedavisinde hastanın insanlarla olan iletişiminin artırılması maksatlanır. Hastanın tanıştığı kişilerle nasıl konuşacağı, sorunlarla nasıl başa çıkacağı, çözüm teknikleri anlatılır. Ayrıca destek gruplarında şizofreni hastaları yaşadıkları deneyimleri, zorluklarını, baş etme yöntemlerini paylaşırlar. Aynı şeyleri yaşayan kişilerin desteği yüreklendirici bir deneyim olabilir.

Eğlenceli aktivitelere katılmak: Resim yapmak, yazmak, okumak, yürüyüş yapmak, başka spor aktivitelerine katılmak gibi uğraşlar hastaların becerilerini geliştirmek, kendilerine güvenlerini artırmak, evden çıkarak sosyalleşmelerini kolaylaştırmak  yolu ile iyi hissetmelerini sağlayabilir.

Uygun tedavi yaklaşımları ile şizofrenisi olan pek çok insan hastalığını yönetebilir.

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir: Şizofreni hastalarının yakınlarına tavsiye ediler :

  • Şizofreni hastalarının bakımını çoğunlukla siz aileleri üstlenirsiniz. Şizofreni hastası bakmak ve destek vermek zor olabilir.
  • Suçlamayınız ve suçlanmayınız. Şizofreni kimsenin suçu değildir.
  • Gizlemeyiniz ve gizlenmeyiniz. Hastalık ve hastalıkla hayat olduğu gibi kabul edilmelidir.
  • Hastalıktan utanmayınız. Şizofreni utanılacak bir hastalık değildir. Şizofreni karakter zayıflığından ve iradesizlikten dolayı ortaya çıkmaz.
  • Hastanızı dinleyiniz. Şizofreni hastalarının her ifade ettikleri saçma değildir.
  • Hastanıza onu zorlamayacak sorumluluklar veriniz. Şizofreni hastaları üşengeç ve işe yaramaz değildir. İlgi, istek ve enerji azlığı hastalık belirtilerindendir. Gerekli tedaviler ile sosyal yaşama katılabilir ve görevler alabilirler.
  • Hastalıkla alakalı bilgilerinizi artırınız. Hastanızdan ve tedaviden beklentilerinizi yeniden gözden geçiriniz.
  • Hastalar tedavi olmak istemeyebilir. İlaçlarını almayı bırakabilirler. Bu durum belirtilerin tekrarlamasına yol açabilir. Hastalığın tekrarlaması evvelki iyilik hallerine dönmelerini zorlaştırabilir. Şizofreni tedavi edilmediğinde ciddi duygusal, davranışsal sorunlar, sağlık sorunları, maddi ve adli sorunlara neden olabilir. Tedavinin devamını sağlamakta zorluk yaşadığınızda doktorunuza bunu kesinlikle bildiriniz.
  • Şizofreni hastalarına saygı göstermek önemlidir. Ancak aşırı alakalı olmaktan kaçınınız, hastanızı hayatınızın merkez noktası yapmayınız. Kendinize de vakit ayırınız. Çevrenizden bu konuda destek ve yardım isteyiniz.
  • Hastalığın kalıtsal olması sizi aşırı kaygılandırmasın. Şizofreni hastalarının çocukları da şizofreni olacak diye bir kural yoktur.
  • Şizofreni hastalarının pek çok saldırgan ve tehlikeli değildir. Çoğu şizofreni hastası şiddete başvurmaz. Bununla beraber bu sorunu yaşayan hastalar şiddeti çoğunlukla evde, aile üyelerine yöneltirler. Kendine zarar verme davranışı (yaralama, intihar) ve başkasına zarar verme davranışı konusunda dikkatli olunuz.
  • Toplum ruh sağlığı merkezlerinden ve var ise yakın çevredeki derneklerden yardım alınız.

Şizofreni nedir? Paranoid şizofreni ne demek?

Paranoid Şizofreni Nedir Adnan Oktar Gizli Hastalığı Belirtileri Neler

Paranoid Şizofreni Nedir Adnan Oktar Gizli Hastalığı Belirtileri Neler

Şizofreni Atakları

Şizofreni Atakları

Смотреть Видео Soruda Şizofreni Testi Онлайн Скачать На Мобильный

Yazar Hakkında

Eften Değil Püften

Yorum bırak