Nedir

Tüketici hakem heyetlerinin görev alanı nedir?

Tüketici hakem heyetlerinin vazife alanı nedir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Kuruluş ve vazife alanı” başlıklı 66 ncı maddesi uyarınca tüketici hakem heyetleri, tüketici işlemleriyle tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak maksadıyla kurulmuştur.

6502 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “tüketici işlemi” mal ya da hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere, ticari ya da mesleki maksatlarla hareket eden ya da onun adına veya hesabına hareket eden gerçek ya da tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü anlaşma ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Söz konusu tanımla, daha önce yüksek yargı kararlarıyla mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un dolayısı ile tüketici hakem heyetlerinin vazife alanı dışında bırakılan eser, taşıma, sigorta ve bankacılık sözleşmeleri 6502 sayılı Kanun’un dolayısı ile tüketici hakem heyetlerinin vazife alanına alınmış olmaktadır.

6502 sayılı Kanun’un, “Başvuru” başlıklı 68 inci maddesinde, kıymeti iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerdeyse iki bin Türk Lirasıyla üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun mecburi olduğu; bu değerlerin üstündeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamayacağı; belirtilen parasal sınırların her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o sene için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tesbit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanacağı ve bu artışların hesabında on Türk Lirasının küsurunun dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Söz konusu parasal sınır 2016 senesinde ilçe tüketici hakem heyetleri için 2.320 TL; il tüketici hakem heyetleri için 3.480 TL’dir.

Tüketici hakem heyetlerinin vazife alanı nedir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Kuruluş ve vazife alanı” başlıklı 66 ncı maddesi uyarınca tüketici hakem heyetleri, tüketici işlemleriyle tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak maksadıyla kurulmuştur.

6502 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “tüketici işlemi” mal ya da hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere, ticari ya da mesleki maksatlarla hareket eden ya da onun adına veya hesabına hareket eden gerçek ya da tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü anlaşma ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Söz konusu tanımla, daha önce yüksek yargı kararlarıyla mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un dolayısı ile tüketici hakem heyetlerinin vazife alanı dışında bırakılan eser, taşıma, sigorta ve bankacılık sözleşmeleri 6502 sayılı Kanun’un dolayısı ile tüketici hakem heyetlerinin vazife alanına alınmış olmaktadır. 6502 sayılı Kanun’un, “Başvuru” başlıklı 68 inci maddesinde, kıymeti iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan şehirlerde ise iki bin Türk Lirasıyla üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun mecburi olduğu; bu değerlerin üstündeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamayacağı; belirtilen parasal sınırların her takvim yılı başından sonra geçerli olmak üzere, o sene için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tesbit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanacağı ve bu artışların hesabında on Türk Lirasının küsurunun dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Söz konusu parasal sınır 2016 senesinde ilçe tüketici hakem heyetleri için 2.320 TL; il tüketici hakem heyetleri için 3.480 TL’dir.

Başvuru dilekçesinde miktar olarak açıkça belirtilmişse asıl alacağa bağlı fer’i alacaklar (faiz, gecikme zammı vb) görevli tüketici hakem heyetinin tesbitinde dikkate alınacak mıdır?

6502 sayılı Kanun’un “Başvuru” başlıklı 68 inci maddesinde, tüketici hakem heyetlerinin vazife sınırları miktar itibarıyla emredici hükümle belirlemiş olup, hem tüketici hakem heyetlerine yapılabilecek başvuruların hem de tüketici hakem heyetlerince karara bağlanabilecek uyuşmazlıkların değerleri düzenlemiştir.

Bu bağlamda il ve ilçe tüketici hakem heyetlerine 6502 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi uyarınca belirlenen parasal sınırların altındaki uyuşmazlıklar için başvuruda bulunabilecek olup, il ve ilçe tüketici hakem heyetleri tarafından verilecek kararların da 6502 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi uyarınca belirlenen parasal sınırların altında olması gereklidir.
Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından verilen 03/12/2015 tarihli ve E. 2015/33889, K. 2015/35338 sayılı kararda, “6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre (…) kıymeti iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem
heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan şehirlerde ise iki bin Türk Lirasıyla üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Dava tarihi olan 2014 yılı itibarıyla üç bin TL ve üstündeki uyuşmazlıklar için tüketici mahkemesinde dava açılması zorunludur. Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re’sen dikkate alınması gerekir.

Somut vakada; davacı 2.842,73 TL asıl alacak, 629,46 TL işlemiş faiz ve 31,47 TL işlemiş faizin gider vergisi olmak üzere toplam 3.503,66 TL alacağın tahsili istemi ile icra takibinde bulunmuş ve icra takibinde de bu miktar üstünden harç alınmıştır. Davalı borçlunun itirazı üstüne de harca esas dava kıymetini 3.503,66 TL göstermiş ve bu miktar üstünden peşin harcı yatırmak sureti ile itirazın iptalini istemiştir. Hal bu şekilde olunca dava kıymetinin 3.503,66 TL olduğunun kabulü gerekir. Dava kıymeti 3.503,66 TL olduğundan de uyuşmazlığın miktarı itibarıyla tüketici mahkemesi görevlidir.” ifadelerine yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen Yargıtay kararı ve mevzuat hükümleri uyarınca, tüketici hakem heyetlerinin 6502 sayılı Kanun’un göreve ilişkin 68 inci maddesinin emredici hükümlerine uygun karar verebilmelerini teminen, görevli tüketici hakem heyetinin il hakem heyeti mi ilçe hakem heyeti mi olduğunun tesbitinde başvuruda miktar olarak açıkça talep edilmiş olması durumunda asıl alacak ile beraber asıl alacağa bağlı fer’i alacakların (faiz, gecikme zammı vb.) toplamının dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

Tüketici hakem heyetlerinin görev alanı nedir?

Tüketici Hakem Heyetinin Görev Alanı

Tüketici Hakem Heyetinin Görev Alanı

Tüketici Hakem Heyetlerinin Görev Alanları

Tüketici Hakem Heyetlerinin Görev Alanları

Tüketici Hakem Heyetlerinde Yeni Dönem Başlıyor

Tüketici Hakem Heyetlerinde Yeni Dönem Başlıyor

Yazar Hakkında

Eften Değil Püften

Yorum bırak