Nedir

Zatürre nedir? Zatürre tedavisi nedir?

Zatürre nedir? Zatürre tedavisi nedir?
Zatürre, zamanında müdahale gerçekleşmezse ölümcül olabileceği gibi, hayat kalitesini de düşüren ateşli bir hastalıktır. Genellikle ateş, öksürük balgam gibi belirtileri bulunan Zatürre, ilerleyen evrelerde ciddi solunum darlığı, tansiyon ve bilinç bulanıklığına neden olabilmektedir. Peki, belirtileri belli olan Zatürre ne demektir ve tedavisi nasıl yapılacak? İşte, oldukça tehlikeli olan bu hastalık hakkında ayrıntılı bilgiler

Zatürre, belirtileri doğru tedavi edilmezse büyük sıkıntılara neden olabilmektedir. 

Zatürrenin tıbbi ismi pnömonidir. Akciğerin iltihabıdır. Bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşabilir. En sık görülen, doktora başvurmaya neden olan, en çok ölüme yol açabilen hastalıklar arasındadır. Akciğerde meydana gelen bu enfeksiyon, alveol ismi verilen hava ile dolu küçük akciğer keseciklerine iltihap hücrelerinin birikmesine ve gene bu alana kan damarlarından gelen serumun dolması şeklinde ortaya çıkan, bazan ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. İçleri serum sıvısı ve iltihap hücreleriyle dolan, kısaca hava içeriğini kaybeden alveoller solunum işlevlerini yerine getiremezler.

Özellikle çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik bir hastalığa sahip olanlarda (böbrek, şeker, kalp ya da akciğer hastalığı gibi), sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık ya da ilaç kullanımı varlığında daha sık görülür.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada her yıl 100 kişiden 1-2’si zatürre olmaktadır. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre her sene yaklaşık 90 bin zatürre vakası görülmektedir. Bu hastalardan 2-3 bini yaşamını kaybetmektedir. Zatürre mikrobunun antibiyotiklere karşı direnç kazanması da bu hastalığın ciddiyetini artırmaktadır.

Şikayetleri: Ateş, öksürük, balgam çıkarma, göğüs sızısı en çok rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı-kusma, sık nefes alıp verme, kas-eklem ağrıları, halsizlik, baş sızısı gibi belirtiler de görülebilir. Ağır zatürre durumlarında bir hastada deri ve mukozanın mavi renk alması, ciddi solunum darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabilir.

Bulguları :

Solunum hareketleri ve öksürüğe bağlı olarak şiddetlenen göğüs sızısı
Dudaklarda oluşan uçuklar
Aşırı susama, Hızlı solunum
Yüzde şişme, Kuru ve beyaz dil
Dudaklarda mavileşme
Miktarı azalmış ve bekletildiğinde açık renk tortu bırakan idrar
Koma, bilinç bulanıklığı

Tanısı İçin Neler Yapılmalıdır?

 Zatürre belirtileri ile gelen hastalar muayene edildikten sonra çoğunlukla akciğer grafileri çekilerek tanı konur. Akciğer grafisinde her iki akciğerde veya tek akciğerde olmaması gereken infiltrasyonlar, dansite artımı izlenir. Ağır zatürre durumlarında ve hastaneye yatması gereken hastalarda kan testleri, bilgisayarlı tomografi ve balgam testleri, bronkoskobi (akciğerin , bronşların içinin gözle görünür bir aletle incelenmesi) gibi ileri incelemeler gerekebilir. Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi için balgam örneğinin incelenmesi gerekir. Ancak pek çok zaman değişik sebeplerle mikrobu belirlemek mümkün olmayabilir. Mikrop belirlenmese de hemen tedaviye başlanmalıdır.

Tedavisi İçin Neler Yapılmalıdır?

Antibiyotikler, tedavinin temelini oluşturur. Ayrıca bol sıvı alımı, istirahat, ağrı dindiriciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler çoğunlukla kullanılır. Hastaneye yatması gereken hastalarda daha farklı tedaviler gerekebilir. Çok ağır zatürre durumlarında yoğun bakımda yatış, solunum desteği uygulanma mecburiyeti doğabilir. 
Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi pek çok kez mümkün olmayabilir. Ancak zatürre tanısı konduktan sonra en kısa zamanda antibiyotik tedavinin başlanması gerekmektedir. Bu nedenle hastanın yaşı, kronik hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlar dikkate alınarak antibiyotik tedavi başlanır. Balgamda herhangi bir mikrobun izlerinin saptanması ve bu mikrobun hangi antibiyotikle tedavi edilebileceğine dair veriler 72 saat içerisinde sonuçlanır. Sonuçlara göre antibiyotik tedavi yeniden düzenlenebilir. Ya antibiyotik   değiştirilir veya mevcut antibiyotiğe devam edilir. Hastanın yaşı, ek hastalıkları (şeker, kronik böbrek yetmezliği, kanser varlığı..), zatürrenin şiddeti gibi durumlara göre ayaktan mı, yoksa hastaneye yatarak mı tedavi edileceğine karar verilir. 
Tedavi süresi hastalığın başlangıçtaki şiddetine, sorumlu mikroba, eşlik eden bir hastalığın olup olmamasına ve hastanın bireysel cevabına göre değişebilir. Genellikle ateşin düşmesini takiben 5-7 gün daha antibiyotiğe devam edilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak bazı mikrop türlerine bağlı zatürre durumlarında tedavi süresini 10-14 güne bazan 21 güne kadar uzatmak gerekebilir. Hatta cok ağır zatürrelerde (özellikle akciğerde sıvı toplanmasıyla seyreden ) tedavi süresi daha uzun olabilir.

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Zatürre ani başlangıçlı ve çoğunlukla tedavi ile hızla iyileşen bir hastalıktır. Tedavi başlangıcından sonra bir ya da iki hafta sonra hekim, hastayı muayene eder ve gerekli testleri yapar. Bazen tedavi süresinin uzatılması ya da ek incelemeler gerekebilir.
Eğer zatürre tanısı almış, tedaviniz başlamış ve tedavinizin başlanmasından sonra 72 saat geçmiş olmasına karşın ateşiniz düşmediyse, hala öksürük, balgam çıkarmanızda azalma olmadı ise tekrar doktora görünmelisiniz. Hekim durumunuza göre ileri incelemeler yapabilir veya antibiyotik değişikliğine gidebilir.

Bazen akciğer kanseri (bronkoalveoler karsinom) gibi hastalıklar zatürreyi taklit edebilir. Bazen zatürre mikroplara bağlı olmayabilir. Yine Türkiyede sık görülen verem (verem) hastalığı da bazan zatürreyle karıştırabiliyor. Bu durumların ayrımı için bir göğüs hastalıkları hekimine başvurunuz.

Korunmak için neler yapmalıyız?

Zatüre hastalığı ölüme yol açan tehlike bir hastalık olduğundan bu hastalığın tedavisi kadar zatürreden korunmak da oldukça önemlidir. Altta yatan kronik hastalıkların kontrol altına alınması, dengeli beslenme, steril önlemler, sigara ve alkol alışkınlıklarının kontrolü, pnömokok ve senelik influenza aşılarıyla pnömonin sıklığı ve ölüm oranı azaltılabilir. Aktif ya da pasif sigara içmek pnömonide bir risk faktörüdür ve pnömoni tanısı alan olgulara sigarayı bırakma konusunda tıbbi destek verilmelidir. Yapılan aşı ile hastalığa, neden olan mikroplara karşı bağışıklık kazanılır. Bu bağışıklı seneler sürebilir. 5-6 sene sonra aşının tekrarlanmasında yarar vardır. En sık zatürreye neden olan mikrop pnömokoklardır. Pnömokoklara karşı yapılan pnömokok aşısı (zatürre aşısı) alttaki durumlarda tavsiye edilir. 

Pnömokok aşısı yapılması tavsiye ediler kişiler:

65 yaş ve üzeri
Kronik hastalık (FEV1 %40 olan KOAH’lılar ile bronşektazi, pnömonektomi (Bir akciğerin cerarahi olarak yerinden tamamiyle çıkarılması), kalp ve damar, böbrek, karaciğer ve diyabet olanlar)
Kronik alkolizm
Dalak disfonksiyonu ya da dalağı alınmış olanlar

Bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi kullanımı

AIDS hastaları ,HIV virüsünü taşıyanlar
Beyin omurilik sıvısı kaçağı olanlar
Pnömokok hastalığı ya da komplikasyon riskinin artmış olduğu şartlarda yaşayanlar
Aşı, koldan kas içine yapılır. Oldukça güvenilirdir, ciddi yan etkilere pek rastlanmaz.

Grip (influenza) de zatürreye zemin hazırlaması açısından tehlikeli olabilir. Her sene en fazla gribe neden olan mikropların belirlenmesiyle her sene yeni grip aşısı hazırlanır ve grip aşısının her sene tekrarlanması gerekmektedir. Aşı, Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilir. Aşı kas içine yapılır. Ağır yumurta allerjisi olanlara yapılması mahzurlu olabilir. Yapıldığı yerde ağrı, hassasiyet gibi basit yan etkiler olabilir.

Zatürre nedir? Zatürre tedavisi nedir?

Sulu Zatürre

Sulu Zatürre

Gizli Gizli Öldüren Tehlike Zatürre

Gizli Gizli Öldüren Tehlike Zatürre

Zatürre Zatürre Hastalığı Zatürre Detaylı Bilgi

Zatürre Zatürre Hastalığı Zatürre Detaylı Bilgi

Yazar Hakkında

Eften Değil Püften

Yorum bırak